|
Aziz Mahmud Hazretlerine hanım olmak
kolay değildir. Zira mübarek elindekini avucundakini dağıtır ve
fukara gibi yaşar.
Kadıncağız
hamiledir ama karnını bile doyuramaz. Ev rutubetli ve soğuktur,
dahası ne yemek yağı vardır, ne kandilin yağı. Bir gün kadının
gırtlağına
gelir. “Yetti gayri!” der, “sen tut Bursa Kadılığı gibi bir
makamı bırak, malını mülkünü ona, buna dağıt. Sonra köleler
gibi sürün.
Bebeğimizi saracak çaputumuz bile yok. Yaptığın iş mi yani?”
Aziz Mahmud Hüdayi sesini çıkarmaz, sadece mânâlı mânâlı güler.
İşte tam o sıra kapı çalınır. Sarayağaları altın dolu torbaları
eşiğe bırakırlar.
“Sultanımız Efendimiz, ellerinizden
öpüyorlar” derler,
“Hadiseler aynen
tabirinizdeki gibi gelişti. Lütfen, bunları kabul edin,
sevindirin bizi!”
Hanımı mahçup ve pişmandır.
Eh, o altınlar da
geldiği gibi gider
tabii, anında bulur yerini. Üsküdar garibi bol semttir, fukara
bol bol sebeblenir
|